www.cilekhaber.com KDZ-EREĞLİ ÇİLEK HABER HABERİN DOĞRU ADRESİ






TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Son Güncelleme : 02 Ocak 2018 21:01
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıda yer alan soruların Başbakan Binali YILDIRIM tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini saygılarımla arz ederim.

 

                                                                                Ünal DEMİRTAŞ

                                                                                  Zonguldak Milletvekili

 

            Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından 2018 yılı asgari ücreti, bekar ve çocuksuz bir işçi için net 1.603 TL olarak açıklanmıştır. Bu ücrete bekar ve çocuksuz bir çalışana verilen 152.18 TL olan asgari geçim indirimi de dahildir.  

Komisyonda işçi temsilcisi olan Türk-İş karara muhalefet şerhi koymuş ve açıklanan ücrete tepki göstermiştir. Anayasa'nın 55'inci maddesine göre "Asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ve ülkenin ekonomik durumu da göz önünde bulundurulur. Asgari Ücret Yönetmeliğine göre  asgari ücretin belirlenmesinde; ülkenin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik durumu ile  fiilen ödenmekte olan ücretlerin genel durumu ve geçim şartlarının göz önünde bulundurulacağı ifade edilmektedir. 

6 milyon çalışanı doğrudan, 7 milyon çalışanı dolaylı olarak ilgilendiren ve açlık sınırının altında açıklanan bu ücret ile milyonlarca işçinin ve ailelerinin geçinmesini beklemek bir hayalden ibarettir. Asgari ücrete yapılan zam, adeta sadaka gibidir. Belirlenen bu ücret ile Anayasa ve Asgari Ücret Yönetmeliği tarafından belirlenen kriterlerin   gözetilmediği, işçilerin geçim koşulları ve ülkenin gerçek ekonomik durumunun göz önüne alınmadığı ortaya çıkmıştır. Son bir yılda, kuru fasulye yüzde 21, nohut yüzde 30, pirinç yüzde 20, patates yüzde 49, soğan yüzde 20, limon yüzde 26, yumurta yüzde 20, süt yüzde 14, tereyağı yüzde 38 artmıştır. Köprü ve otoyol ücretlerine %25’e varan oranda zam yapılmıştır. Yeni yıl ile halkımız zam yağmuru ile karşılaşmış, iğneden ipliğe herşeye büyük oranda zam gelmiştir. Halkın gerçek enflasyonu % 25'dir. Yıllar içinde asgari ücret, enflasyon  ve döviz kurlarındaki artış karşısında reel olarak   düşmüştür. Ocak 2016’da 3.21 olan euro üzerinden 1300 TL’lik asgari ücret 403 euro iken, Ocak 2017’de 3.72 olan euro üzerinden 1.404 TL’lik asgari ücret 377 euro, Ocak 2018’de ise 4.55 olan euro üzerinden asgari ücret 1.603 TL’lik asgari ücret 352 euro olmuştur. Yani asgari ücret bir yandan, %13 olarak açıklanan ama gerçekte %25 olan, enflasyon karşısında erirken, Türk Lirasının da döviz karşısında erimesi nedeniyle,  2016 yılına göre asgari ücret, döviz bazında da 51 euro düşmüştür. 

Bunun yanında, Türkiye’deki asgari ücret, AB ülkelerindeki   asgari ücretler içinde en alt sıralara gerilemiştir. İrlanda’da 1.563 euro 7.100 lira, Malta’da 736 euro 3,348 lira, Yunanistan’da 684 euro 3.111 lira, Almanya’da 1.498 euro 6.814 lira, Britanya’da 1.397 euro 6.354 lira, Estonya’da 470 euro 2.138 lira, Slovenya’da 805 euro 3.661 lira iken Türkiye’de ise asgari ücret 352 euro yani 1604 liradır. 

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2017 yılı kasım ayında ağır bir işte çalışan bekar ve çocuksuz bir işçinin açlık sınırı 1.989,20 tl.dir. 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı ise 5.238,32 TL. dir. Asgari ücretin açlık ve yoksulluk sınırlarının altında   1.603-tl. olarak belirlenmesi son derece yanlış olmuştur.  

Hükümetinizce 2017 yılı üçüncü çeyreğinde ülkemizin %11.1 oranında büyüdüğü ifade edilirken, milyonlarca işçinin açlık sınırının altındaki bir ücrete mahkum etmek büyük bir çelişkinin göstergesidir. Açıklanan büyüme oranı gerçek bir büyüme ise, bu oranda en yüksek paya sahip olan işçiler ve emekçilerdir. O halde bu büyümenin gerçek sahiplerinin, büyümeden pay almaması açıklanabilir bir durum değildir.

Asgari ücret tespit komisyonun çalışmalarına başladığı dönemde, Çalışma Bakanınca işçilerden fedakarlık beklendiğine dair açıklamalar yapılmıştır. Ancak bu sürecin sonunda 15 yıldır olduğu gibi bu yıl da zorunlu olarak fedakarlık yaptırılanlar yine işçilerimiz olmuştur. Asgari ücretle geçinmek zorunda olan milyonlarca çalışanın, bir evde ihtiyaç duyulan barınmadan ısınmaya, gıdadan sağlığa, eğitimden ulaşıma kadar her türlü ihtiyacını bu ücretle  karşılamasını, üstüne de fedakarlık yapmasını beklemek işçinin  aklıyla alay etmektir. Bekar ve çocuksuz bir işçi için açlık sınırının altında ücret belirlenirken, bu ücret ile evli ve iki çocuklu bir asgari ücretli ailenin  geçinmesi ihtimali ise yoktur. 

Ülkenin gerçek koşullarını değerlendirmeyen, işçilerimizin 1.603 TL gibi bir maaş ile geçinebileceğine karar verip, yüksek oranda zam yapılmış gibi toplumu inandırmaya çalışanlar, ülkenin içinde bulunduğu koşullarda bu maaş ile  bir ay değil 10 gün bile geçinemez. Vergilendirmede ve gelir dağılımında  adalet sağlanmadığı, gerçek enflasyon oranı düşürülmediği sürece işçilerimizin yaşam koşullarının iyileşmesi mümkün olmayacaktır. Tarafının işverenden yana olduğunu açıkça ortaya koyan AKP İktidarı, sadaka gibi zamlarla geçinmeye çalışan işçilerimizden fedakarlık isteyeceğine, önce asgari ücretliden alınan vergilerin nereye harcandığının hesabını vermelidir. Enflasyon karşısında düşen alım gücü ile vergi kesintileri nedeniyle yaşanan kayıplar da düşünüldüğünde, asgari ücretin 2018 yılı için en az net 2.000-tl  olması gerekmektedir.

Bu çerçevede;

1)Siz ve aileniz 1.603-tl. ile bir ay geçinebilir misiniz?

2) Eğer siz ve aileniz bu ücret ile geçinemezseniz, milyonlarca çalışana niye bu sefalet ücretini reva görüyorsunuz?                                          

3) Her fırsatta Türkiye ekonomisinin büyüdüğünü ve zenginleştiğimizi söylerken, neden açlık ve yoksulluk sınırının altında bir asgari ücret belirleyerek işçileri açlığa ve sefalete mahkum ediyorsunuz? 

4) Bekar ve çocuksuz işçi için bile açlık sınırının altında belirlenen bu ücret ile evli ve iki çocuklu bir asgari ücretlinin geçinme ihtimali var mıdır?

5) Eğer Türkiye % 11 büyüdü ise, asgari ücretliye neden bu büyümeden  pay vermiyorsunuz?                                      

 

6) Açlığa ve sefalete mahkum ettiğiniz asgari ücretliden neden hala vergi alıyorsunuz? Asgari ücretten vergi alınmasını kaldıracak mısınız?

7) Asgari ücreti AB ülkeleri ortalamasına  çıkarmayı düşünmüyor musunuz?                          

8) Yıl içinde yükselmesi beklenen enflasyona karşı asgari ücrette iyileştirmeye gidilmemesi işçileri daha da zor duruma düşürmeyecek midir?

9) İşçileri ve onları temsil eden işçi sendikalarının  beklentilerini  karşılamayan ama  hükümetinizce makul bulunan bir ücretin adil ve yeterli olduğu söylenebilir mi?

Etiketler: TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Son Güncelleme : 02 Ocak 2018 21:01
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıda yer alan soruların Başbakan Binali YILDIRIM tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini saygılarımla arz ederim.

 

                                                                                Ünal DEMİRTAŞ

                                                                                  Zonguldak Milletvekili

 

            Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından 2018 yılı asgari ücreti, bekar ve çocuksuz bir işçi için net 1.603 TL olarak açıklanmıştır. Bu ücrete bekar ve çocuksuz bir çalışana verilen 152.18 TL olan asgari geçim indirimi de dahildir.  

Komisyonda işçi temsilcisi olan Türk-İş karara muhalefet şerhi koymuş ve açıklanan ücrete tepki göstermiştir. Anayasa'nın 55'inci maddesine göre "Asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ve ülkenin ekonomik durumu da göz önünde bulundurulur. Asgari Ücret Yönetmeliğine göre  asgari ücretin belirlenmesinde; ülkenin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik durumu ile  fiilen ödenmekte olan ücretlerin genel durumu ve geçim şartlarının göz önünde bulundurulacağı ifade edilmektedir. 

6 milyon çalışanı doğrudan, 7 milyon çalışanı dolaylı olarak ilgilendiren ve açlık sınırının altında açıklanan bu ücret ile milyonlarca işçinin ve ailelerinin geçinmesini beklemek bir hayalden ibarettir. Asgari ücrete yapılan zam, adeta sadaka gibidir. Belirlenen bu ücret ile Anayasa ve Asgari Ücret Yönetmeliği tarafından belirlenen kriterlerin   gözetilmediği, işçilerin geçim koşulları ve ülkenin gerçek ekonomik durumunun göz önüne alınmadığı ortaya çıkmıştır. Son bir yılda, kuru fasulye yüzde 21, nohut yüzde 30, pirinç yüzde 20, patates yüzde 49, soğan yüzde 20, limon yüzde 26, yumurta yüzde 20, süt yüzde 14, tereyağı yüzde 38 artmıştır. Köprü ve otoyol ücretlerine %25’e varan oranda zam yapılmıştır. Yeni yıl ile halkımız zam yağmuru ile karşılaşmış, iğneden ipliğe herşeye büyük oranda zam gelmiştir. Halkın gerçek enflasyonu % 25'dir. Yıllar içinde asgari ücret, enflasyon  ve döviz kurlarındaki artış karşısında reel olarak   düşmüştür. Ocak 2016’da 3.21 olan euro üzerinden 1300 TL’lik asgari ücret 403 euro iken, Ocak 2017’de 3.72 olan euro üzerinden 1.404 TL’lik asgari ücret 377 euro, Ocak 2018’de ise 4.55 olan euro üzerinden asgari ücret 1.603 TL’lik asgari ücret 352 euro olmuştur. Yani asgari ücret bir yandan, %13 olarak açıklanan ama gerçekte %25 olan, enflasyon karşısında erirken, Türk Lirasının da döviz karşısında erimesi nedeniyle,  2016 yılına göre asgari ücret, döviz bazında da 51 euro düşmüştür. 

Bunun yanında, Türkiye’deki asgari ücret, AB ülkelerindeki   asgari ücretler içinde en alt sıralara gerilemiştir. İrlanda’da 1.563 euro 7.100 lira, Malta’da 736 euro 3,348 lira, Yunanistan’da 684 euro 3.111 lira, Almanya’da 1.498 euro 6.814 lira, Britanya’da 1.397 euro 6.354 lira, Estonya’da 470 euro 2.138 lira, Slovenya’da 805 euro 3.661 lira iken Türkiye’de ise asgari ücret 352 euro yani 1604 liradır. 

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2017 yılı kasım ayında ağır bir işte çalışan bekar ve çocuksuz bir işçinin açlık sınırı 1.989,20 tl.dir. 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı ise 5.238,32 TL. dir. Asgari ücretin açlık ve yoksulluk sınırlarının altında   1.603-tl. olarak belirlenmesi son derece yanlış olmuştur.  

Hükümetinizce 2017 yılı üçüncü çeyreğinde ülkemizin %11.1 oranında büyüdüğü ifade edilirken, milyonlarca işçinin açlık sınırının altındaki bir ücrete mahkum etmek büyük bir çelişkinin göstergesidir. Açıklanan büyüme oranı gerçek bir büyüme ise, bu oranda en yüksek paya sahip olan işçiler ve emekçilerdir. O halde bu büyümenin gerçek sahiplerinin, büyümeden pay almaması açıklanabilir bir durum değildir.

Asgari ücret tespit komisyonun çalışmalarına başladığı dönemde, Çalışma Bakanınca işçilerden fedakarlık beklendiğine dair açıklamalar yapılmıştır. Ancak bu sürecin sonunda 15 yıldır olduğu gibi bu yıl da zorunlu olarak fedakarlık yaptırılanlar yine işçilerimiz olmuştur. Asgari ücretle geçinmek zorunda olan milyonlarca çalışanın, bir evde ihtiyaç duyulan barınmadan ısınmaya, gıdadan sağlığa, eğitimden ulaşıma kadar her türlü ihtiyacını bu ücretle  karşılamasını, üstüne de fedakarlık yapmasını beklemek işçinin  aklıyla alay etmektir. Bekar ve çocuksuz bir işçi için açlık sınırının altında ücret belirlenirken, bu ücret ile evli ve iki çocuklu bir asgari ücretli ailenin  geçinmesi ihtimali ise yoktur. 

Ülkenin gerçek koşullarını değerlendirmeyen, işçilerimizin 1.603 TL gibi bir maaş ile geçinebileceğine karar verip, yüksek oranda zam yapılmış gibi toplumu inandırmaya çalışanlar, ülkenin içinde bulunduğu koşullarda bu maaş ile  bir ay değil 10 gün bile geçinemez. Vergilendirmede ve gelir dağılımında  adalet sağlanmadığı, gerçek enflasyon oranı düşürülmediği sürece işçilerimizin yaşam koşullarının iyileşmesi mümkün olmayacaktır. Tarafının işverenden yana olduğunu açıkça ortaya koyan AKP İktidarı, sadaka gibi zamlarla geçinmeye çalışan işçilerimizden fedakarlık isteyeceğine, önce asgari ücretliden alınan vergilerin nereye harcandığının hesabını vermelidir. Enflasyon karşısında düşen alım gücü ile vergi kesintileri nedeniyle yaşanan kayıplar da düşünüldüğünde, asgari ücretin 2018 yılı için en az net 2.000-tl  olması gerekmektedir.

Bu çerçevede;

1)Siz ve aileniz 1.603-tl. ile bir ay geçinebilir misiniz?

2) Eğer siz ve aileniz bu ücret ile geçinemezseniz, milyonlarca çalışana niye bu sefalet ücretini reva görüyorsunuz?                                          

3) Her fırsatta Türkiye ekonomisinin büyüdüğünü ve zenginleştiğimizi söylerken, neden açlık ve yoksulluk sınırının altında bir asgari ücret belirleyerek işçileri açlığa ve sefalete mahkum ediyorsunuz? 

4) Bekar ve çocuksuz işçi için bile açlık sınırının altında belirlenen bu ücret ile evli ve iki çocuklu bir asgari ücretlinin geçinme ihtimali var mıdır?

5) Eğer Türkiye % 11 büyüdü ise, asgari ücretliye neden bu büyümeden  pay vermiyorsunuz?                                      

 

6) Açlığa ve sefalete mahkum ettiğiniz asgari ücretliden neden hala vergi alıyorsunuz? Asgari ücretten vergi alınmasını kaldıracak mısınız?

7) Asgari ücreti AB ülkeleri ortalamasına  çıkarmayı düşünmüyor musunuz?                          

8) Yıl içinde yükselmesi beklenen enflasyona karşı asgari ücrette iyileştirmeye gidilmemesi işçileri daha da zor duruma düşürmeyecek midir?

9) İşçileri ve onları temsil eden işçi sendikalarının  beklentilerini  karşılamayan ama  hükümetinizce makul bulunan bir ücretin adil ve yeterli olduğu söylenebilir mi?

Etiketler: TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
KDZ-EREĞLİ ÇİLEK HABER HABERİN DOĞRU ADRESİ