www.cilekhaber.com KDZ-EREĞLİ ÇİLEK HABER HABERİN DOĞRU ADRESİ

Turpcu, 4-8 Ocak 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü'nün 27. yıldönümü nedeniyle yazılı bir basın açıklaması yaptı.

Son Güncelleme : 04 Ocak 2018 13:01
Turpcu, 4-8 Ocak 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü'nün 27. yıldönümü nedeniyle yazılı bir basın açıklaması yaptı.

Turpcu, 4-8 Ocak 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü'nün 27. yıldönümü nedeniyle yazılı bir basın açıklaması yaptı.

CHP Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpcu, 4-8 Ocak 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü'nün 27. yıldönümü nedeniyle yazılı bir basın açıklaması yaptı.

Turpcu açıklamasında şunları söyledi:

“TÜM DÜNYAYA ÖRNEK OLAN ZONGULDAK’I VE ÜLKEMİZİ AŞAN BİR EYLEMDİ”

“4-8 Ocak Büyük Madenci Yürüyüşü, efsane sendikacı ve Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Şemsi Denizer`in önderliğinde tüm dünyaya örnek olan Zonguldak’ı ve ülkemizi aşan bir eylemdi.

‘Arabalarımızı engellediler. Arabayla gidemiyoruz. Ama ayaklarımız var. Yürüyeceğiz!’ kararlılığıyla başlayan mücadelede, aslında yürüyen tüm Zonguldak kentiydi.

36 gün eşleriyle, aileleriyle birlikte Zonguldak`ta seslerini duyurmaya çalışan madenciler, iktidarın duyarsızlığı sonrasında, Zonguldak halkının, demokratların ve devrimcilerin desteğiyle, GMİS Genel Başkanı Şemsi Denizer'in önderliğinde Ankara`ya yürüyüşe başlamıştır. Aralarında benimde bulunduğum, sayısı 150 bini bulan kişi, Zonguldak madencilerinin bu grev ve yürüyüşüne katılarak destek vermiştir. Bu yürüyüş, ülkemizdeki işçi sınıfı mücadelesine de damgasını vurmuştur.

12 Eylül döneminin getirdiği yasakların rahatlığıyla, toplumun baskı altına alınmasıyla maden işçilerinin taleplerini görmezden gelen hükümet; bu yürüyüşte, emek mücadelesinin, örgütlü dayanışmanın cesaret, kararlıkla bir araya geldiğinde ne denli önemli olduğunu görmüştür.

“O GÜNLERDEN BUGÜNE, ZONGULDAK`TA, ÜLKEMİZDE ÇOK ŞEYLER DEĞİŞTİ”

O günlerden bugüne, Zonguldak`ta, ülkemizde çok şeyler değişti. Ülkemizin taş kömürü bulunan tek bölgesinde, bugün çalışan sayısı 8 binlere, üretimimiz 1 milyonun altına indi, işçi hakları ve sendikal haklar tırpanlandı. Rahmetli GMİS Genel Başkanı Şemsi Denizer gibi, mücadeleci, cesaretli, kararlı sendikacılar döneminden bugüne gelmemiz, o mücadelenin içerisinden bugüne, sendikası, sigortası olmayan çalışan olması hepimizi düşündürmesi gereken başka bir noktadır.

Yerin altında kömür yatıyor, yerin üstünde iş bulamadığı için memleketimizi terk eden, göç etmek zorunda bırakılan, gittikleri büyükşehirlerde asgari ücret denilen sefalet ücretiyle, hatta bu rakamın dahi altında yaşam mücadelesi veren Zonguldaklılar var. Geçmişte Mükellefiyet Kanunuyla ülke sanayisinin gelişmesi için zorla madende çalıştırılan Zonguldaklılar, bugün yine zorla işsizliğe ve açlığa mahkum edilmektedir. Benzer örneklerden, Almanya’da Türklerinde yaşadığı kömür havzası Ruhr’da istihdam azalınca çalışanlar alternatif mesleklere yönlendirildi. Zonguldak`ta ise tam tersine işsizliğe, açlığa ve göçe mahkum edildi.

Diğer yandan yaşadığımız, doğduğumuz topraklar ithal kömürle çalışan termik santrallerle zehirleniyor.

Kömür işletmeciliği deyince akla Zonguldak geliyor, maden şehitleri deyince de Zonguldak şehitleri aklımıza geliyor. Ancak ne yazık ki, Zonguldaklı maden şehitleri ülkemizin diğer yerlerinde verdiğimiz maden şehitlerinden farklı muamele gördü. Bu önemli konunun çözümü için Meclis’te mücadelemiz devam ediyor.

“ÜLKEMİZİN HALİ HAZIRDA YAŞADIĞI EKONOMİK KRİZİN FATURASI YİNE EMEKÇİLERE ÖDETİLİYOR”

Geriye dönüp baktığımızda, Zonguldak ve ülke olarak çok şey kaybettik, hala da kaybetmeye devam ediyoruz. Ekonomik ve sosyal krizlerin faturası hep emekçilere ödetildi. Ülkemizin hali hazırda yaşadığı ekonomik krizin faturası da yine emekçilere ödetiliyor. Vatandaşlar, geçmediği köprünün, hayatında belki de hiç görmeyeceği havaalanının, tedavi görmediği hastanenin, kullanmadığı elektriğin, yemediği rüşvetin bedelini ceplerinden ödüyorlar. Fatura hep emekçiye çıkıyor, olan hep emekçiye oluyor.

Son olarak,

150 bin kişinin katıldığı, 4-8 Ocak Büyük Madenci Yürüyüşünde kimsenin burnu kanamamış, bu haliyle de demokrasi tarihinin altın sayfasında yerini almıştır.

“TÜRKİYE İŞÇİ HAREKETİNİN DEĞERLİ ÖNDERİNDEN, GMİS GENEL BAŞKANI ŞEMSİ DENİZER'İ SAYGIYLA ANIYORUM”

Bu düşüncelerle; 4-8 Ocak Büyük Madenci Yürüyüşünde emekçilerimizin hak arama mücadelesinin bu günlere ışık tutmasını diliyorum. Emeğin başkenti Zonguldak'ı tarihin altın sayfalarına yazdıran emekçilerimize ve tüm Zonguldaklı hemşehrilerime bir kez daha saygıyla selam olsun diyor; sendika lideri, Türkiye işçi hareketinin değerli önderinden, GMİS Genel Başkanı Şemsi Denizer'i saygı ve rahmetle anıyorum.”

 

Etiketler: Turpcu, 4-8 Ocak 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü'nün 27. yıldönümü nedeniyle yazılı bir basın açıklaması yaptı.

Turpcu, 4-8 Ocak 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü'nün 27. yıldönümü nedeniyle yazılı bir basın açıklaması yaptı.

Son Güncelleme : 04 Ocak 2018 13:01
Turpcu, 4-8 Ocak 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü'nün 27. yıldönümü nedeniyle yazılı bir basın açıklaması yaptı.

Turpcu, 4-8 Ocak 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü'nün 27. yıldönümü nedeniyle yazılı bir basın açıklaması yaptı.

CHP Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpcu, 4-8 Ocak 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü'nün 27. yıldönümü nedeniyle yazılı bir basın açıklaması yaptı.

Turpcu açıklamasında şunları söyledi:

“TÜM DÜNYAYA ÖRNEK OLAN ZONGULDAK’I VE ÜLKEMİZİ AŞAN BİR EYLEMDİ”

“4-8 Ocak Büyük Madenci Yürüyüşü, efsane sendikacı ve Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Şemsi Denizer`in önderliğinde tüm dünyaya örnek olan Zonguldak’ı ve ülkemizi aşan bir eylemdi.

‘Arabalarımızı engellediler. Arabayla gidemiyoruz. Ama ayaklarımız var. Yürüyeceğiz!’ kararlılığıyla başlayan mücadelede, aslında yürüyen tüm Zonguldak kentiydi.

36 gün eşleriyle, aileleriyle birlikte Zonguldak`ta seslerini duyurmaya çalışan madenciler, iktidarın duyarsızlığı sonrasında, Zonguldak halkının, demokratların ve devrimcilerin desteğiyle, GMİS Genel Başkanı Şemsi Denizer'in önderliğinde Ankara`ya yürüyüşe başlamıştır. Aralarında benimde bulunduğum, sayısı 150 bini bulan kişi, Zonguldak madencilerinin bu grev ve yürüyüşüne katılarak destek vermiştir. Bu yürüyüş, ülkemizdeki işçi sınıfı mücadelesine de damgasını vurmuştur.

12 Eylül döneminin getirdiği yasakların rahatlığıyla, toplumun baskı altına alınmasıyla maden işçilerinin taleplerini görmezden gelen hükümet; bu yürüyüşte, emek mücadelesinin, örgütlü dayanışmanın cesaret, kararlıkla bir araya geldiğinde ne denli önemli olduğunu görmüştür.

“O GÜNLERDEN BUGÜNE, ZONGULDAK`TA, ÜLKEMİZDE ÇOK ŞEYLER DEĞİŞTİ”

O günlerden bugüne, Zonguldak`ta, ülkemizde çok şeyler değişti. Ülkemizin taş kömürü bulunan tek bölgesinde, bugün çalışan sayısı 8 binlere, üretimimiz 1 milyonun altına indi, işçi hakları ve sendikal haklar tırpanlandı. Rahmetli GMİS Genel Başkanı Şemsi Denizer gibi, mücadeleci, cesaretli, kararlı sendikacılar döneminden bugüne gelmemiz, o mücadelenin içerisinden bugüne, sendikası, sigortası olmayan çalışan olması hepimizi düşündürmesi gereken başka bir noktadır.

Yerin altında kömür yatıyor, yerin üstünde iş bulamadığı için memleketimizi terk eden, göç etmek zorunda bırakılan, gittikleri büyükşehirlerde asgari ücret denilen sefalet ücretiyle, hatta bu rakamın dahi altında yaşam mücadelesi veren Zonguldaklılar var. Geçmişte Mükellefiyet Kanunuyla ülke sanayisinin gelişmesi için zorla madende çalıştırılan Zonguldaklılar, bugün yine zorla işsizliğe ve açlığa mahkum edilmektedir. Benzer örneklerden, Almanya’da Türklerinde yaşadığı kömür havzası Ruhr’da istihdam azalınca çalışanlar alternatif mesleklere yönlendirildi. Zonguldak`ta ise tam tersine işsizliğe, açlığa ve göçe mahkum edildi.

Diğer yandan yaşadığımız, doğduğumuz topraklar ithal kömürle çalışan termik santrallerle zehirleniyor.

Kömür işletmeciliği deyince akla Zonguldak geliyor, maden şehitleri deyince de Zonguldak şehitleri aklımıza geliyor. Ancak ne yazık ki, Zonguldaklı maden şehitleri ülkemizin diğer yerlerinde verdiğimiz maden şehitlerinden farklı muamele gördü. Bu önemli konunun çözümü için Meclis’te mücadelemiz devam ediyor.

“ÜLKEMİZİN HALİ HAZIRDA YAŞADIĞI EKONOMİK KRİZİN FATURASI YİNE EMEKÇİLERE ÖDETİLİYOR”

Geriye dönüp baktığımızda, Zonguldak ve ülke olarak çok şey kaybettik, hala da kaybetmeye devam ediyoruz. Ekonomik ve sosyal krizlerin faturası hep emekçilere ödetildi. Ülkemizin hali hazırda yaşadığı ekonomik krizin faturası da yine emekçilere ödetiliyor. Vatandaşlar, geçmediği köprünün, hayatında belki de hiç görmeyeceği havaalanının, tedavi görmediği hastanenin, kullanmadığı elektriğin, yemediği rüşvetin bedelini ceplerinden ödüyorlar. Fatura hep emekçiye çıkıyor, olan hep emekçiye oluyor.

Son olarak,

150 bin kişinin katıldığı, 4-8 Ocak Büyük Madenci Yürüyüşünde kimsenin burnu kanamamış, bu haliyle de demokrasi tarihinin altın sayfasında yerini almıştır.

“TÜRKİYE İŞÇİ HAREKETİNİN DEĞERLİ ÖNDERİNDEN, GMİS GENEL BAŞKANI ŞEMSİ DENİZER'İ SAYGIYLA ANIYORUM”

Bu düşüncelerle; 4-8 Ocak Büyük Madenci Yürüyüşünde emekçilerimizin hak arama mücadelesinin bu günlere ışık tutmasını diliyorum. Emeğin başkenti Zonguldak'ı tarihin altın sayfalarına yazdıran emekçilerimize ve tüm Zonguldaklı hemşehrilerime bir kez daha saygıyla selam olsun diyor; sendika lideri, Türkiye işçi hareketinin değerli önderinden, GMİS Genel Başkanı Şemsi Denizer'i saygı ve rahmetle anıyorum.”

 

Etiketler: Turpcu, 4-8 Ocak 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü'nün 27. yıldönümü nedeniyle yazılı bir basın açıklaması yaptı.
KDZ-EREĞLİ ÇİLEK HABER HABERİN DOĞRU ADRESİ